Rumeli Korsanları Bölümleri
2 sayfadaki 2 sayfası • Paylaş •
2 sayfadaki 2 sayfası •
1, 2
Geri: Rumeli Korsanları Bölümleri
Kara Abbas İstanbul’da, eski bir konakta, İttihatçılardan Muzaffer ile buluşmuştur. Abbas söze başlar.
*Bayağı oldu İstanbul’a gelmeyeli, özlemişim. Sen nasılsın Muzaffer?
* İyi diyelim iyi olsun. Mesele nedir Abbas?
* Sana Avrupa’dan bazı evraklar gelmiş. Onları almaya geldim. O evraklar Cavid Nazım Bey’e geldi, onları teslim almam lazım.
* Anladım. Tamam getiririm getirmesine de o evraklar kesin şifrelidir.
* Biliyorum, halledeceğiz merak etme. Halide Hanım deşifre edecek onları. Bir de bir miktar para da gelmiş olmalı sana.
* İyi hatırlattın, o da Hüseyin Bey’e gidecek. Merkez o paranın bir kısmını ayırdı, kalan kısmını da Hüseyin Bey’e vermem için bana yolladı. Lakin bundan sonra bu para mevzuunda pek sıkışacağız kardeşim. Padişah’ın affından sonra pek çok arkadaşımız vatan’a döndü diye sevinirken, sevincimiz kursağımızda kaldı.
*Ne oldu ? Ne var, hayır mı?
*Yok , ne yazık ki hayır değil, hiç güzel haberler yok. Biliyorsun Mizancı Murat da döndü, bir tek Ahmet Rıza ve Dr. Nazım kaldı dışarıda. O nedenle para bulmakta pek zorlanıyoruz, bu parayı da Ahmet Rıza “Meşveret" in yayın haklarını satarak bulabildi. Bu daha ne ki. Maalesef kardeşim, geçen hafta padişah tarafından Taşkışla sanıklarına sürgün emri çıktı, şimdi kardeşlerimiz “Şeref” vapurunun içinde Trablusgarb’ a sürgüne doğru gidiyor ve tabi daha da acısı savaşta ateşkes ilan edildiğinden beri yine yabancı entrikaları başlamış. Burada toplanan konferanstan Teselya'yı boşaltmamız konusunu Padişah’ın kabul ettiğine dair söylentiler var.
* Aman Muzaffer, bu nasıl şey yahu ? Hey Rabbim, ya onca vatan evladı, toprağa düşen taze fidanlar ne olacak ? Yazık değil mi , günah değil mi? Hey Rabbim delirecem şimdi.
* Dur Abbas dur , celallenme, elbet bunların da sırası gelir, hesabı sorulur , evlad-ı Vatan'ın kanı yerde kalır mı? Şimdi sakin ol.
*Peki peki kardeşim. Bir mesele daha var Muzaffer.
* Nedir?
* Cavid Nazım Bey’in yakın bir arkadaşı var. Oğlu Selanik’te bizim cemiyete üye imiş. Jurnallenip tutuklandıktan sonra bir daha haber alamamışlar. Kızı da gönüllü hemşire yazılmış Yunan Savaşı’nda. Oğlanı büyük ihtimal harcadılar ama kızdan hala bir haber yok. Belki esirler arasındadır ha, ne dersin?
* Olur araştırayım. Kızın adı neydi?
* Bihter, Hüseyin Nazif kızı Bihter.
*Eyvahlar olsun, hemşire demiştin değil mi?
* Evet, ne oldu ki?
* Bizim bir Tıbbiyeli arkadaş var, adı Mustafa. Hani şu tophanedeki toplantıdan kaçabilen tek İttihatçı. Yunan Savaşı’na gönüllü yazılmıştı Mustafa, cephede askerken ona bakan bir hemşire vardı. Sahte kimlik kullanıyordu Mustafa yakalanmamak için, ama cephede gerçek kimliğini öğrenmişler. Bu hemşire de ona kaçması için yardım ederken vurulmuş.
* O hemşirenin de adı Bihter miydi?
* Evet, padişah İttihatçılar için af çıkarınca Mustafa da serbest kaldı. Hemen Makedonya’ya gitti. Gitmeden anlattı bana bunları. Hemşire için Bihter Hemşire demişti. İnşallah aradığın Bihter o değildir.
*Bu kaa tesadüf iyiye işaret değil ama sen yine de bir araştır. Hüseyin Nazif kızı Bihter, ölen kız o mu bir öğrenirsen çok iyi olur. Cavid Nazım Bey benden haber bekliyor.
* Anladım, elimden geleni yapacağım ama çok da ümitlenme. Büyük ihtimal o gibi görünüyor.
* Allah’tan ümit kesilmez. Ben Halide Hanım’a gideceğim. Selanik’e dönmeden sana uğrayacağım. Sen de kesin bir bilgi elde edersen bana söylersin dönünce.
*Tamam kardeşim, yolun açık olsun. İnşallah güzel haberler veririm sana.
* İnşallah, haydi Allah’a emanet ol. Görüşürüz.
Sarılırlar ve Muzaffer Abbas’ı yolcu eder. Abbas yürürken derin derin düşünür ve Bihter’in öldüğü içine doğar. Rumeli’de Akşam ezgisi eşliğinde bölüm sona erer.
3. Bölüm Sonu
*Bayağı oldu İstanbul’a gelmeyeli, özlemişim. Sen nasılsın Muzaffer?
* İyi diyelim iyi olsun. Mesele nedir Abbas?
* Sana Avrupa’dan bazı evraklar gelmiş. Onları almaya geldim. O evraklar Cavid Nazım Bey’e geldi, onları teslim almam lazım.
* Anladım. Tamam getiririm getirmesine de o evraklar kesin şifrelidir.
* Biliyorum, halledeceğiz merak etme. Halide Hanım deşifre edecek onları. Bir de bir miktar para da gelmiş olmalı sana.
* İyi hatırlattın, o da Hüseyin Bey’e gidecek. Merkez o paranın bir kısmını ayırdı, kalan kısmını da Hüseyin Bey’e vermem için bana yolladı. Lakin bundan sonra bu para mevzuunda pek sıkışacağız kardeşim. Padişah’ın affından sonra pek çok arkadaşımız vatan’a döndü diye sevinirken, sevincimiz kursağımızda kaldı.
*Ne oldu ? Ne var, hayır mı?
*Yok , ne yazık ki hayır değil, hiç güzel haberler yok. Biliyorsun Mizancı Murat da döndü, bir tek Ahmet Rıza ve Dr. Nazım kaldı dışarıda. O nedenle para bulmakta pek zorlanıyoruz, bu parayı da Ahmet Rıza “Meşveret" in yayın haklarını satarak bulabildi. Bu daha ne ki. Maalesef kardeşim, geçen hafta padişah tarafından Taşkışla sanıklarına sürgün emri çıktı, şimdi kardeşlerimiz “Şeref” vapurunun içinde Trablusgarb’ a sürgüne doğru gidiyor ve tabi daha da acısı savaşta ateşkes ilan edildiğinden beri yine yabancı entrikaları başlamış. Burada toplanan konferanstan Teselya'yı boşaltmamız konusunu Padişah’ın kabul ettiğine dair söylentiler var.
* Aman Muzaffer, bu nasıl şey yahu ? Hey Rabbim, ya onca vatan evladı, toprağa düşen taze fidanlar ne olacak ? Yazık değil mi , günah değil mi? Hey Rabbim delirecem şimdi.
* Dur Abbas dur , celallenme, elbet bunların da sırası gelir, hesabı sorulur , evlad-ı Vatan'ın kanı yerde kalır mı? Şimdi sakin ol.
*Peki peki kardeşim. Bir mesele daha var Muzaffer.
* Nedir?
* Cavid Nazım Bey’in yakın bir arkadaşı var. Oğlu Selanik’te bizim cemiyete üye imiş. Jurnallenip tutuklandıktan sonra bir daha haber alamamışlar. Kızı da gönüllü hemşire yazılmış Yunan Savaşı’nda. Oğlanı büyük ihtimal harcadılar ama kızdan hala bir haber yok. Belki esirler arasındadır ha, ne dersin?
* Olur araştırayım. Kızın adı neydi?
* Bihter, Hüseyin Nazif kızı Bihter.
*Eyvahlar olsun, hemşire demiştin değil mi?
* Evet, ne oldu ki?
* Bizim bir Tıbbiyeli arkadaş var, adı Mustafa. Hani şu tophanedeki toplantıdan kaçabilen tek İttihatçı. Yunan Savaşı’na gönüllü yazılmıştı Mustafa, cephede askerken ona bakan bir hemşire vardı. Sahte kimlik kullanıyordu Mustafa yakalanmamak için, ama cephede gerçek kimliğini öğrenmişler. Bu hemşire de ona kaçması için yardım ederken vurulmuş.
* O hemşirenin de adı Bihter miydi?
* Evet, padişah İttihatçılar için af çıkarınca Mustafa da serbest kaldı. Hemen Makedonya’ya gitti. Gitmeden anlattı bana bunları. Hemşire için Bihter Hemşire demişti. İnşallah aradığın Bihter o değildir.
*Bu kaa tesadüf iyiye işaret değil ama sen yine de bir araştır. Hüseyin Nazif kızı Bihter, ölen kız o mu bir öğrenirsen çok iyi olur. Cavid Nazım Bey benden haber bekliyor.
* Anladım, elimden geleni yapacağım ama çok da ümitlenme. Büyük ihtimal o gibi görünüyor.
* Allah’tan ümit kesilmez. Ben Halide Hanım’a gideceğim. Selanik’e dönmeden sana uğrayacağım. Sen de kesin bir bilgi elde edersen bana söylersin dönünce.
*Tamam kardeşim, yolun açık olsun. İnşallah güzel haberler veririm sana.
* İnşallah, haydi Allah’a emanet ol. Görüşürüz.
Sarılırlar ve Muzaffer Abbas’ı yolcu eder. Abbas yürürken derin derin düşünür ve Bihter’in öldüğü içine doğar. Rumeli’de Akşam ezgisi eşliğinde bölüm sona erer.
3. Bölüm Sonu
_________________

Soluğunun balını çeken ölümün gücü, yetmezmiş güzelliğini almaya..

ertansaban- Admin

-

Mesaj Sayısı: 439
Yaş: 18
Nerden: БУPCA
Kayıt tarihi: 02/07/08

2 sayfadaki 2 sayfası •
1, 2
Similar topics» Elveda Rumeli Oyuncu Kadrosu
» Elveda Rumeli dizisinin hatırlattıkları üzerine tarihi anekdotlar üçlemesi
» Hadise Albümleri full indir
» Hım bütün albümleri
» Captain Tsubasa Road To 2002 Türkçe Bölümleri
» Elveda Rumeli dizisinin hatırlattıkları üzerine tarihi anekdotlar üçlemesi
» Hadise Albümleri full indir
» Hım bütün albümleri
» Captain Tsubasa Road To 2002 Türkçe Bölümleri
2 sayfadaki 2 sayfası
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz